Gurbet dediğin, sadece kilometrelerle ölçülen bir mesafe değilmiş meğer. Bir sabah uyanıp da perdeleri açtığında, dışarıdaki güneşin senin içini ısıtmaya yetmediğini anladığın o an hissettirir varlığını gurbet. Havası başka, suyu başka, insanı başka... Ama en çok da "sen" başkasın orada. Baktığında memleket aynı memleket ama o doğup büyüdüğün sokak değil, alıştığın insanlar hiç değil.
Tabii, büyümenin ilk adımıdır tek başına bilmediğin yerlerde hayatı tatmak ama o ilk adımın arkasında görünmeyen boşluk hissini kimse önceden söylemez. O "ben artık büyüdüm, kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum" gururunun, ilk akşam yemeğinde tek başına masaya oturduğunda boğazına dizilen lokmayla imtihanı vardır. İşte asıl gurbet orada başlar.
Bazıları için büyük imtihandır gurbet dediğimiz, ''kilometre mesafesi''. Bazıları içinse büyük nimettir. O hiç bilmediğin sokaklar belki de sana kim olduğunu öğretecek en güçlü öğretmenler olacaktır. Belki de uzun zamandır beklediğin seni "seninle" tanıştıran o muazzam yalnızlıktır. Bunun neşesiyle de bakılabilir gurbete, acı bir pencereden de. Ne istediğine bağlı. Çünkü insan sadece memleketini özlemez, eski kendisini bir kenarı bırakıp yeni haliyle kucaklaşadabilir.
En sonunda insan kendine dönüp baktığında aynı kişi midir bilinmez ama iyi kötü bir şeyler katmıştır ''gurbet'' ona. Çünkü gurbet, insanı ya eksiltir ya da yeniden inşa eder...
Beni Anlatmışsın İstanbul tam bi gurbet şehri
YanıtlaSil❤️ ❤️ ❤️ ❤️ ❤️ ❤️ ❤️ ❤️ ❤️ ❤️
YanıtlaSilÇünkü gurbet, insanı ya eksiltir ya da yeniden inşa eder...
YanıtlaSil🌸💕
YanıtlaSilçok iyi gerçektenn
YanıtlaSilkilometre mesafesi'
YanıtlaSil