19 Şubat 2026 Perşembe

sanmak.

''Ne sanmıştın ki?'' 

Kaşıkla verilen her şey kepçeyle senden alındığında, zar zor içini açıp yaralarından vurulduğunda, bir köşede bir başına ağlarken suratına ifadesiz bir şekilde bakıldığında. Ne sanmıştın?

Ya da kim sanmıştın? Kim sana diğerlerinden farklı davranacak, kim aynılarını yapmayacak? O çok güvendiğin hangi biri sana bu lafı söyletmeden devam ettirdi hayatına? Hatalarında arkanda duracak mı sanmıştın ya da seni şefkatiyle sarmalayacağını mı? Ya da zihnindeki kişinin aynı kalacağını mı?

Koca bir yazık. Çünkü sanmak öyle lanet bir histir ki, hep sanarsın şu hayatta. Kaç yaşında olursan ol illaki denk gelirsin; insanların hayatı ''O bana öyle yapmaz sanmıştım.'' larla dolu. 

''Bunun böyle olacağını sanmazdım.'' dersin sonra da usul usul sanışlarının sancılarını çekersin. Hala birine güvenecek kadar iyisin ya da enayisin. Belki de ikisi arasında ince bir çizgidesin. En azından seçimlerinin sonuçlarını çekebilecek bir seviyedesin. 

Bana deselerdi ki; 'o kadar hayal kırıklığına uğrayacaksın ki hiç beklemediğin insanların hiç beklemediğin hareketleriyle karşı karşıya kalacaksın'. Sana yemin ederim 'o kadar da değildir abartıyorsun' derdim. Gel gör ki en sonunda ben de ''O bana öyle yapmaz sanmıştım.'' kervanında gözümden bir damla yaş süzülürken buldum kendimi. 

Ve belki de ben de birinin hayatındaki ''böyle olmaz sanmıştım.'' lafının sahibiyimdir. Bilmiyorum. Yine de kim olursan ol ne yaparsan yap, her zaman hayat istediğini vermiyor belli ki. Bir şekilde kendini ''sanmak'' hissinin pençesinde buluyorsun. 

Belki de boğuşmak değil düzeltmeye çalışmak lazımdır ya kendini ya da seçimlerini


1 yorum:

nisan soğuğu.

 İnsan hiç Nisan ayında üşür mü?  Ellerim sanki buz kesmiş gibiydi. Midemde iğrenç bir bulantı, gözlerimden süzülen yaşlar. Etrafa bakıyorum...