23 Şubat 2026 Pazartesi

yetememek.

Denemek ve vazgeçmek. 

Neyden ve de kimden olduğu mühim değil. Denedim diyebilmenin verdiği bir rahatlığı olmalı insanın. Denedim, denedim ama olmadı. Olsun istedim ama olmadı. Yetemedim demek ki.

Büyük farkındalığa gidişteki bir adımdır çünkü denemek. Yetemediğini görmenin bir yoludur. Usulca hissettirmeden, denedikten ve vazgeçtikten sonra vurur insana yetemediği. Başlarda anlamazsın, neden olmuyor diye sorup durursun etrafına. Bilenler de sesini çıkartmaz. ''Yetemedin demek ki.'' diyemez. Sen ise öylece bir neden arar durursun.

Bir gün artık denemeyi bırakmak istersin çünkü olmayacağı gerçeğiyle yüzleşirsin. Sonra bir bakarsın ki gerçeklerin önündeki o perde kalkıverir. Perde kalktığında yolun en başında olduğun kişi değilsindir artık hatta yoldaki kişi bile değilsindir. Bu değişim, insana bir günde geldi gibi görünür etrafta, oysa işin özü yolda kaybettiği kendisidir. Duygularıdır, güvenidir ve de en önemlisi bağlılığıdır. Koca bir ''boşunaymış çırpınışlarım, aslında hiç yetmemiş ki.'' cümlesidir. ''Yetmek'' hissi yüzünden ileride gireceği beklentilerden ve güvensizliklerden oluşacak dağ gibi sorunlardadır. 

Denemek istemiyorum artık vazgeçip dönüyorum arkamı. Yetememek hissiyle boğuşmamak için aldım bu kararı, çok sevdiğim birisi öğretmişti. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

nisan soğuğu.

 İnsan hiç Nisan ayında üşür mü?  Ellerim sanki buz kesmiş gibiydi. Midemde iğrenç bir bulantı, gözlerimden süzülen yaşlar. Etrafa bakıyorum...