Şimdi sen bu kadar üzüldün, kendini paraladın. Bakıyorum sana dizlerin paramparça belli ki kendini yerlere bile atmışsın ama niye?
Kime neyin büyüklüğünü göstermeye çalışıyorsun? Acının büyüklüğünü gören seni daha fazla mı sevecek sanıyorsun? Hayır, hatta muhtemelen sana acıyan gözlerle bakıp; karşısına da oturtup ''kendine bunu yapma'' öğütleriyle doldurmaya çalışacak ceplerini. Böylece iç rahatlatmasını yaşayacak çünkü bu kadar acının kendisi için duyulduğunun farkında dahi olmayacak.
Sevilmemiş ki. Sevilmemiş insan sevginin her türlüsünden korkar. O başka sevgiye alışmıştır. Şartlı sevgiye. Sen koşulsuz sevip bir de kendini karşısında hırpalarsan muhtemelen senin deli olduğunu düşünecektir. Aşkın böylesine tutkulu ve bazen toksik olabileceğini kavramayacak, sağlıklı olanın şartlı olduğunu savunacak. Sen de plansız programsız sevgi diye 'yırtınıp' duracaksın.
Kendisinin en doğrusu olduğunu savunan birine kendini nasıl ispatlayacaksın ki? İspatlayamazsın ve ispatlama da zaten. Bazen birinin illa seni sarıp sarmalaması gerekmez. Hayat da insana bunu öğretene kadar sınar insanı. Sınanırsın çünkü "Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık."
Ve sen kimseye bir şey öğretmek ki hele sevgi gibi temel bir duyguyu öğretmek için gelmedin bu dünyaya. Yaşa ama farkında olarak çünkü,
bazıları imtihandır.
Herkese başarılar.
çünkü "Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık."
YanıtlaSil