Bunca yaşanmışlıktan, bunca anıdan sonra, hatta "yeni bir ben"den sonra dönmek mümkün mü? Bilmiyorum. Ne gözyaşlarım ne umutlarım... Bu şehirde yaşadığım her şey beni ben yapan yapı taşlarımdı. İnsanlarından nefret ettiğim o anlar, gülmekten kendimden geçtiğim köşeler ve en çok da aklımdan silemediğim o sokaklar...
Şimdi her şeyi unutup yeniden dönmek mi, bilmiyorum. Onca şeyden kaçarak giderken yeniden aynı yerde olmak mı, bilmiyorum. Koca bir "bilmiyorum" kelimesiyim. Korkuyor muyum bu şehirden, yoksa onu çok mu seviyorum; onu da bilmiyorum. Dönmek ne zaman kolay oldu ki zaten? Neye ve kime dönerken kolaydı ki şimdi olsun?
Belki de mesele şehre dönmek değil, o şehrin sokaklarında bıraktığım o eski kıza yakalanma korkusu. Bavulumda yeni cümleler, cebimde farklı rüzgarlar taşıyorum ama biliyorum; o köşeyi döndüğümde karşılaşacağım o tanıdık atmosfer, tüm savunmamı yerle bir edecek. İnsan, bir zamanlar nefes alamadığı o darlığa neden tekrar ciğerlerini sunmak ister?
Kaçmak bir eylemdi, evet; ama dönmek bir nevi yüzleşme. Şimdi o yokuşların başında durmuş, kendime soruyorum: Ayaklarım geri mi gidiyor yoksa çoktan o eski kapının eşiğine mi vardı? Şehir yerinde duruyor, binalar aynı gri, gökyüzü aynı pus... Değişen sadece benim içimdeki o bitmek bilmeyen "ait olamama" hissi. Gitmekle bitmiyormuş meğer; şehir seni bıraksa, sen o sokakları içinde taşımaya devam ediyormuşsun.
👏👏👏👏👏👏♥️♥️♥️♥️♥️
YanıtlaSil