dostluk, dışardan bakıldığında sade ve kolay görünse de bu kelimenin aslında ne kadar yoğun olduğu gerçeği…
birinin iyi gününden çok kötü günlerinde yanında durmak değil durabilmek, bu cesareti gösterebilmek ve hep orada olacağını hissettirmek. bu bir aileden de ötedir fikrimce. hiç tanımadığın ve seni sevmek mecburiyetinde doğmadan seni sevip her haline katlanan birinin var olması, dünyanın en şans gerektiren olayıdır belkide. bir parça ekmeğin bile yarısını sorgusuz sualsiz vermek yani biri iki etmektir dostluk. birimizde yoksa ikimizde de vardır. küçük hesaplara düşmemek,varlığı yokluğu birlikte tatmaktır.
hele ki birlikte büyüdüğümüz arkadaşlıklar, o küçük insanların bir dostluğun temelini attığına şahit olduğumuz geçip giden seneler. anılar dolu sokaklar bambaşka hikayeler, bir olan eller ve yürekler. birbirine bakan bir çift gözün birbirini sessizce anlayıp onayladığı anlar. gerçekten de herkesin tatmayacağı duygular. şans eseri hayatına aldığın o kişinin hayatındaki kocaman önemi, hayatı yaşanılabilir hale getirmesi.
‘kocaman insanlar olduğumuzda bile bir olacağız bak’ sözlerinin gerçekleştiğine şahit olmak. dostun varsa derdini bölüşmek, çaresine beraber bakmak. nimettir, fikrimce.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder